İçereği Atla

Yeni İndirimden Tam Olarak Kim Yararlanıyor?

IBAN’ını veya Ödeme Aracını Kullandıran Herkes Bu Düzenlemeden Yararlanabilir mi?
5 Eylül 2026 yazan
Enes Emrehan Akşit


“Kanun çıktı, ben de kurtuldum mu?”

IBAN’ını, banka hesabını veya ödeme aracını başka bir kişinin kullanımına açtığı için hakkında soruşturma ya da dava yürütülen kişilerin en çok merak ettiği soru bu. Ancak yeni düzenlemenin yürürlüğe girmiş olması, hesabını kullandıran herkesin otomatik olarak ceza indirimi alacağı anlamına gelmiyor.

Yeni düzenlemede belirleyici olan nokta, kişinin dolandırıcılık suçuna katkısının gerçekten yalnızca hesabın, ödeme aracının veya bunların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçların başkasına verilmesiyle sınırlı olup olmadığıdır.

Başka bir ifadeyle, dosyanızda yalnızca “IBAN benim adıma” denilerek sonuca gidilmesi yeterli değildir. Kişinin olay içerisindeki gerçek rolünün, kastının ve gerçekleştirdiği diğer eylemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yeni Düzenlemenin Temel Mantığı Nedir?

Yeni düzenleme, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak eden herkesin aynı ölçüde sorumlu tutulması yerine, suça katkının ağırlığının cezaya yansıtılmasını amaçlayan bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor.

Düzenlemeye göre iştirak, kişinin kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermesiyle sınırlıysa, verilecek cezada yarı oranında indirim uygulanması öngörülüyor.

Buradaki en önemli ifade “fiille sınırlı olması”.

Çünkü düzenleme, hesabını kullandırdığı iddia edilen herkes için otomatik bir indirim getirmiyor. Öncelikle kişinin suça iştirakinin niteliğinin belirlenmesi gerekiyor.

Sadece Hesabını Veren Kişi ile Aktif Rol Alan Kişi Aynı Değil

Bir kişinin sosyal medya üzerinden gördüğü bir iş ilanına başvurduğunu ve kendisine “banka hesabını kullanmamıza izin ver, karşılığında ödeme yapalım” denildiğini düşünelim.

Kişi hesabını veriyor, kendisine vaat edilen küçük ödemeyi alıyor ve sonrasında hesabından dolandırıcılık kapsamında değerlendirilen para transferleri gerçekleştiriliyor.

Eğer kişinin eylemi gerçekten bununla sınırlıysa, yeni düzenlemenin uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilmelidir.

Fakat başka bir kişi hesabını vermekle kalmıyor; hesaba gelen paraları ATM'den çekiyor, başka hesaplara aktarıyor, parayı üçüncü kişilere teslim ediyor, mağdurlarla iletişim kuruyor veya organizasyonun işleyişine ilişkin başka faaliyetlerde bulunuyorsa, olayın hukuki değerlendirmesi farklılaşabilir.

Bu nedenle dosyada yalnızca “hesap sahibi kim?” sorusuna değil, “hesap sahibi olay sırasında ne yaptı?” sorusuna da cevap aranmalıdır.

Cezanın Yarı Oranında İndirilmesi Ne Anlama Geliyor?

Düzenlemenin şartları oluştuğunda söz konusu iştirak bakımından verilecek cezada yarı oranında indirim gündeme geliyor.

Ancak bu ifade, herkesin toplam cezasının otomatik olarak yarıya düşeceği şeklinde anlaşılmamalıdır.

Öncelikle suçun hukuki vasfı, kişinin iştirak biçimi ve somut olayda uygulanması gereken diğer hükümler belirlenir. Daha sonra ilgili indirim hükmünün şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilir.

Ayrıca bir dosyada birden fazla artırım veya indirim hükmünün gündeme gelmesi de mümkündür. Bu nedenle yalnızca “yarı indirim var” diyerek kesin ceza hesabı yapmak doğru değildir.

Hangi Kişiler Düzenlemenin Kapsamına Daha Yakın?

Özellikle;

  • Hesap veya ödeme aracını başkasına veren,

  • Hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları paylaşan,

  • Dolandırıcılık eyleminin diğer aşamalarında aktif bir görev üstlenmeyen,

  • Parayı bizzat çekme veya aktarma faaliyetinde bulunmayan,

  • Mağdurlarla iletişim kurmayan,

  • Dolandırıcılık organizasyonunun yürütülmesine ilişkin başka bir katkısı bulunmayan

kişilerin durumunun yeni düzenleme kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Ancak burada da otomatik sonuçtan söz edilemez.

Her olayda kişinin gerçekten yalnızca bu fiille sınırlı kalıp kalmadığının dosyadaki deliller üzerinden belirlenmesi gerekir.

Kimler Açısından İndirim Uygulanmayabilir?

Kişinin hesap veya kart bilgilerini vermenin ötesinde aktif bir katkısının bulunduğu belirlenirse, yeni indirim hükmünün uygulanması mümkün olmayabilir.

Örneğin;

Parayı kendisi çekiyorsa,

başka hesaplara aktarıyorsa,

mağdurla iletişim kuruyorsa,

dolandırıcılık faaliyetinin organizasyonunda görev alıyorsa,

başka kişileri sisteme dahil ediyorsa

veya olayın gerçekleştirilmesine ilişkin başka aktif katkıları bulunuyorsa, “katkım yalnızca hesabımı vermekle sınırlıydı” şeklindeki savunmanın dosya kapsamıyla uyuşup uyuşmadığı ayrıca incelenmelidir.

Burada tek bir eylem üzerinden kesin sonuç çıkarmak yerine, tüm olay örgüsünün değerlendirilmesi gerekir.

Peki Kişi Dolandırıcılığa Hiç Katılmadıysa?

Bu noktada çok önemli bir ayrım bulunuyor.

Bir kişi gerçekten dolandırıcılık suçuna iştirak etmediğini, hesabının hangi amaçla kullanılacağını bilmediğini ve olayın suç teşkil ettiğinden haberdar olmadığını söylüyorsa, mesele yalnızca “ceza indiriminden yararlanabilir miyim?” sorusundan ibaret olmayabilir.

Çünkü ceza indirimi, belirli şartlarda suça iştirakin varlığı kabul edilerek kişinin katkısının daha sınırlı olması nedeniyle cezanın azaltılmasını sağlar.

Oysa kişinin suçun işlenmesine yönelik kastının bulunmadığı ve suçla bağlantısının ispatlanamadığı ortaya konulabiliyorsa, savunmanın temel hedefi indirim değil, somut olayın gerektirdiği şekilde ceza sorumluluğunun bulunmadığının ortaya konulması olabilir.

Dosyanın bu iki ihtimalden hangisine daha yakın olduğu büyük önem taşır.

“Ben Kandırıldım” Diyen Kişi İndirimden mi Yararlanmalı?

Her zaman değil.

Bir kişinin kandırılmış olması, olayın başlangıcından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğini gösterebilecek önemli bir savunma konusu olabilir.

Örneğin kişi hesabını gerçek bir iş ilişkisi kurduğunu düşünerek vermişse ve hesabının dolandırıcılık amacıyla kullanılacağını bilmiyorsa, bu iddianın somut delillerle desteklenmesi gerekir.

Mesajlaşmalar, iş ilanları, banka hareketleri, telefon görüşmeleri, hesap hareketlerinin zamanlaması ve kişinin olay sonrasında yaptığı işlemler bu değerlendirmede önem taşıyabilir.

Dolayısıyla “kandırıldım” iddiası ile “rolüm sınırlıydı” savunması birbirinden ayrılmalıdır.

Birincisinde kişi suça iştirak kastının bulunmadığını, ikincisinde ise iştirakin yalnızca belirli bir fiille sınırlı kaldığını ileri sürmektedir.

Hangi Suçtan Yargılandığınız Neden Önemli?

Yeni düzenlemenin kapsamı dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak bakımından düzenlenmiştir.

Bu nedenle dosyada hangi suç maddesinin uygulandığı son derece önemlidir.

Örneğin olayda banka hesabının kullanılmış olması, tek başına dosyanın mutlaka dolandırıcılık suçundan yürütüldüğü anlamına gelmez.

Olayın niteliğine göre başka suç tipleri de gündeme gelebilir.

Bu nedenle ilk bakılması gereken belgelerden biri iddianame ve hükümdür.

İddianamede hangi suçun isnat edildiği, hüküm kurulmuşsa mahkemenin hangi kanun maddesini uyguladığı ve kişinin hangi eylem nedeniyle sorumlu tutulduğu incelenmelidir.

Kesinleşmiş Dosyalarda da Gündeme Gelebilir mi?

Yeni ve lehe ceza hükümlerinin geçmişte işlenen fiillere uygulanması, Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Bu nedenle kararın kesinleşip kesinleşmediği, hükmün infaz edilip edilmediği ve yeni düzenlemenin somut dosyaya lehe sonuç doğurup doğurmadığı ayrıca incelenmelidir.

Bu değerlendirme, devam eden dosyalar ile kesinleşmiş dosyalarda aynı usulle yapılmayabilir.

Dolayısıyla “dosyam kesinleşti, artık hiçbir şey yapılamaz” veya tam tersine “kanun çıktı, cezam otomatik olarak yarıya iner” şeklindeki iki uç yaklaşım da doğru değildir.

Üç veya Daha Fazla Kişinin Bulunduğu Dosyalarda Ne Olur?

Dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde kanunda ayrıca artırıma ilişkin hükümler bulunabilir.

Böyle bir dosyada, önce ilgili artırımın ve ardından uygulanabilecek indirimlerin nasıl hesaplanacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Bu nedenle özellikle çok sanıklı dosyalarda yalnızca tek bir indirim oranına bakılarak sonuç hesaplamak yanıltıcı olabilir.

Dosyanızda Kendinize Hangi Soruları Sormalısınız?

Yeni düzenlemeden yararlanma ihtimalini değerlendirirken şu sorular önemlidir:

Hesabımı neden verdim?

Hesabımın hangi amaçla kullanılacağını biliyor muydum?

Dolandırıcılık faaliyetinden haberdar mıydım?

Hesaba gelen parayı ben çektim mi?

Parayı başka bir kişiye ben mi teslim ettim?

Mağdurla iletişim kurdum mu?

Dolandırıcılık organizasyonunun başka bir aşamasında görev aldım mı?

Dosyamda hangi suç maddesi uygulanıyor?

Aleyhime olan deliller gerçekten hangi eylemi gösteriyor?

Bu soruların cevapları, savunmanın hangi hukuki zeminde kurulması gerektiğini anlamak bakımından önemlidir.

Sonuç: Her IBAN Dosyasında Aynı Sonuç Çıkmaz

Yeni düzenleme, hesabını veya ödeme aracını başkasına kullandırdığı için dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişilerin tamamını aynı şekilde değerlendirmek yerine, katkısı daha sınırlı olan kişilerin durumunun ayrıca ele alınmasına imkân sağlayan önemli bir düzenlemedir.

Ancak bu düzenleme otomatik bir af veya otomatik bir ceza indirimi değildir.

Bir kişinin düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı;

  • hangi suçtan yargılandığına,

  • olay içerisindeki gerçek rolüne,

  • hesap veya ödeme aracını vermenin ötesinde bir eylem gerçekleştirip gerçekleştirmediğine,

  • kastının ve bilgi düzeyinin ne olduğuna,

  • dosyada bulunan delillere,

  • yargılamanın veya infazın hangi aşamada olduğuna

göre değerlendirilmelidir.

En önemli ayrım ise şudur:

“Suça katıldım ancak katkım yalnızca hesabımı kullandırmakla sınırlıydı.”

ile

“Ben bu suça hiç katılmadım ve hesabımın bu amaçla kullanılacağını bilmiyordum.”

aynı savunma değildir.

İlk durumda yeni ceza indiriminin şartları tartışılırken, ikinci durumda öncelikle kişinin ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve isnadın delillerle ispatlanıp ispatlanamadığı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle IBAN dosyalarında yalnızca “yeni indirimden yararlanabilir miyim?” sorusunu sormak yerine, önce “Benim dosyamda hukuken hangi rol tespit edilmiş?” sorusunun cevaplanması gerekir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyada uygulanacak hükümler, dosyanın içeriği, delilleri, kararın niteliği ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre farklılık gösterebilir.


Sıkça Sorulan Sorular

IBAN ve hesap kullandırma dosyalarında yeni ceza indiriminden kimlerin yararlanabileceği, hangi şartların arandığı ve hangi durumların kapsam dışında kalabileceği hakkında sıkça sorulan sorular.

Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakin, kişinin banka veya kredi kartı gibi bir ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermesiyle sınırlı olması hâlinde yeni ceza indiriminin uygulanması gündeme gelebilir. Somut olayın diğer şartlarının da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Hayır. Düzenleme otomatik bir indirim sağlamamaktadır. Kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin gerçekten yalnızca hesabını, ödeme aracını veya bunların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları vermekle sınırlı olup olmadığı incelenmelidir.
Yeni düzenleme, dolandırıcılık suçuna daha sınırlı bir katkıyla iştirak eden kişilerin durumunun ayrıca değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Şartları oluştuğunda verilecek cezada yarı oranında indirim uygulanması öngörülmektedir.
Tek başına IBAN’ın veya hesabın başkasına verilmiş olması yeterli değildir. Kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin hesabı veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı olup olmadığı ve olayda başka bir katkısının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Evet, etkileyebilir. Hesaba gelen paranın kişi tarafından çekilmesi, aktarılması veya üçüncü kişilere teslim edilmesi, kişinin katkısının yalnızca hesabını kullandırmakla sınırlı olmadığını gösterebilecek önemli bir olgu olabilir. Ancak kesin değerlendirme dosyanın tamamı üzerinden yapılır.
Mağdurla iletişim kurulması, kişinin olay içerisindeki rolünün yalnızca hesabını kullandırmakla sınırlı olmadığını gösterebilecek bir delil olabilir. Ancak yalnızca iletişim kurulmuş olması tek başına kesin sonuç doğurmaz; iletişimin içeriği ve diğer deliller de değerlendirilmelidir.
Evet, somut olay bakımından önem taşıyabilir. Kişinin hesabına gelen paraları kendisinin başka hesaplara aktarması, olayın yürütülmesine aktif şekilde katkı sağladığı şeklinde değerlendirilebilir. Bu nedenle hesap hareketlerinin tamamı incelenmelidir.
Kişinin hesap kullandırmanın ötesinde dolandırıcılık organizasyonunun yürütülmesine aktif katkı sağladığı belirlenirse, iştirakinin yalnızca hesabını veya ödeme aracını vermekle sınırlı olduğu kabul edilmeyebilir. Bu durumda yeni indirim hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kandırıldığını ileri süren kişinin durumu otomatik olarak ceza indirimi kapsamında değerlendirilmez. Eğer kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak kastının bulunmadığı ve olaydan haberdar olmadığı ortaya konulabiliyorsa, mesele indirimden önce ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı açısından değerlendirilmelidir.
Ceza sorumluluğunun belirlenmesinde kişinin suça ilişkin bilgisi ve iradesi önemlidir. Kişinin dolandırıcılık faaliyetinden haberdar olmadığını ve suça iştirak etme kastının bulunmadığını gösteren deliller, hukuki değerlendirmede dikkate alınmalıdır.
Kişi gerçekten dolandırıcılık suçuna iştirak etmediğini ve suçun işlenmesine yönelik kastının bulunmadığını ileri sürüyorsa, savunmanın temel meselesi yalnızca ceza indirimi olmayabilir. Somut olayda ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle “hiç katılmadım” ile “katıldım ama rolüm sınırlıydı” savunmaları birbirinden ayrılmalıdır.
Yeni düzenleme dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirake ilişkin olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle dosyada uygulanan suç maddesi, yeni ceza indiriminin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesinde önem taşır.
Yeni düzenleme dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirake ilişkin olduğundan, olayın başka bir suç kapsamında değerlendirilmesi hâlinde bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca incelenmelidir. Sadece hesap veya IBAN kullanılmış olması tek başına yeterli değildir.
Düzenleme yalnızca banka hesabını değil, banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ve hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesini de kapsamaktadır. Ancak kişinin katkısının gerçekten bu fiille sınırlı olup olmadığı yine somut olay üzerinden değerlendirilir.
Yeni düzenlemenin geçmişte işlenen fiillere ve kesinleşmiş hükümlere uygulanması, lehe kanunun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin kurallar ve dosyanın bulunduğu aşama çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle kesinleşmiş her dosya için otomatik olarak aynı sonuca ulaşılmaz.
Cezaevinde bulunan bir kişinin durumunda öncelikle hükmün kesinleşip kesinleşmediği, yeni düzenlemenin somut hükme uygulanıp uygulanamayacağı ve infaz aşamasındaki hukuki durum değerlendirilmelidir. Sırf cezaevinde bulunmak veya hükümlü olmak tek başına indirim hakkı doğurmaz.
Çok sanıklı dosyalarda suçun birlikte işlenmesine ilişkin artırımlar ile yeni düzenlemedeki indirimin nasıl uygulanacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Artırım ve indirimlerin hangi sırayla uygulanacağı konusunda yalnızca tek bir oran üzerinden hesaplama yapılmamalıdır.
Hayır. Öncelikle kişinin düzenlemenin kapsamına giren bir iştirak biçiminin bulunup bulunmadığı belirlenir. Daha sonra dosyada uygulanması gereken diğer hükümlerle birlikte sonuç ceza hesaplanır. Bu nedenle “kanun çıktı, cezam otomatik olarak yarıya indi” şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
İddianame, gerekçeli karar, banka hesap hareketleri, dekontlar, yazışmalar, telefon kayıtları ve dosyadaki diğer deliller incelenmelidir. Özellikle kişinin hesabını neden verdiğini ve dolandırıcılık faaliyetinin hangi aşamasına katıldığını gösteren deliller önem taşır.
Savunmanın öncelikle kişinin olay içerisindeki gerçek rolünü ortaya koyması gerekir. Kişi gerçekten suça iştirak etmediğini düşünüyorsa kast ve bilgi düzeyine ilişkin deliller üzerinde; iştirakin bulunduğu ancak katkının hesap veya ödeme aracını vermekle sınırlı kaldığı düşünülüyorsa yeni düzenlemenin şartları üzerinde durulmalıdır.
Enes Emrehan Akşit 5 Eylül 2026
Bu gönderiyi paylaş
Bloglarımız